Kazanma Kültürü

Aceto’nun Ocak ayında Trabzonspor’un Kazanma Kültürü ile ilgili nefis bir tespit yazısı vardı. Trabzonspor’un geriye düşüşünü özetleyip ÅŸimdiki halini çok iyi analiz ediyordu. Aslında Fenerbahçe’nin ÅŸu anki durumunu da bu yazının devamı bir ÅŸekilde inceleyebiliriz. Özellikle 2000′li yıllarda Fenerbahçe’nin deplasmandaki derbilerde gösterdiÄŸi geliÅŸimi iyi analiz etmek gerekiyor.
Mustafa Denizli’yle baÅŸlayan 2000′li yıllar, Fenerbahçe’nin yine evinde kral, deplasmanda rahatsız haliyle geçecek gibi duruyordu. Şöyle diyelim, içerde 51, dışarda 25 puan topladı Fenerbahçe. BeÅŸiktaÅŸ’a 3-0 (6 yabancı), Trabzon’a 1-0 (Hami 1/1) yenildi. Galatasaray’la da golsüz berabere kaldı. Ama özellikle Trabzon’da oynanan oyun umut vericiydi. Sonraki sezon Galatasaray’a deplasmanda 2-0 kaybettiler, Trabzon’a karşı bir araba gol kaçırdı ve yine bir türlü diÅŸ geçiremediler: 1-2. BeÅŸiktaÅŸ’ı ise 2-0 yendiler. 2002-2003 Fenerbahçe’nin 2000′lerdeki en tatsız sezonuydu zaten. Åžampiyon BeÅŸiktaÅŸ’a da, ikinci Galatasaray’a da aynı skorla 2-0 kaybettiler. Trabzon’da ise makus talih dönmeye baÅŸladı: 0-0.
2003-2004 dönüşümün ilk perdesiydi. İkinci haftada Trabzonspor iyi bir savunma oyunuyla 1-0′la devrildi. Galatasaray, Olimpiyat’ta 1 puanı zor kurtardı: 2-2. Åžampiyonluktaki rakip BeÅŸiktaÅŸ ise ÅŸampiyonu belirleyecek maçta 3-1′le geçildi.
2004-2005′in, ÅŸampiyonluÄŸun da verdiÄŸi güvenle daha rahat geçeceÄŸi umuluyordu, olmadı. BeÅŸiktaÅŸ’a 2-1, Galatasaray’a 1-0 yenildi Fenerbahçe. Trabzon’daki galibiyet serinin habercisi oldu: 2-0. 2005-2006′da ise bir önceki sezonun aksine her ÅŸey daha güzeldi. Yazıya da baÅŸlığı veren kültürün saÄŸlamlaÅŸmasını da bu sezonla özdeÅŸleÅŸtirebiliriz. İnönü’de 90′da golü yeyip galibiyeti kaçırmaya çok yaklaşılmışken hemen ardından bir golle 3 puanı kaptı Fener. Ali Sami Yen’de de 1-0′la 3 puan çıkardı. Åžampiyonluk için çok önemli maçta Trabzonspor, Trabzon’da 3-2 ile geçildi. Bu kez ise ummadık taÅŸ baÅŸ yardı. Denizli’de bırakılan 2 puan ÅŸampiyonluÄŸa maloldu.
Zico’lu takım bu travmanın üstesinden gelmeyi baÅŸardı. Geçen yıl bütün büyük maçlarda iyi oynadı Fenerbahçe. Fikstür tablosuna bakıldığında son haftalarda üstüste Galatasaray, BeÅŸiktaÅŸ, Trabzon maçları görünen sarı lacivertliler bu seriden ÅŸampiyonlukla çıktı. Trabzon ilk yarıda 2-1′le geçildi. BeÅŸiktaÅŸ, ÅŸampiyonu belirleyecek maçı 1-0′la verdi Fener’e. Galatasaray ise ÅŸampiyon olmuÅŸ Fenerbahçe’ye 2-1 yenildi.
Bu yıl Avrupa’da da baÅŸ gösteren kazanma alışkanlığı, ligde de sürüyor. İlk derbi deplasmanından yine bildiÄŸi oyunu oynayarak galibiyetle ayrıldı Fenerbahçe. Bundan önceki kupa derbisinde de 9 kiÅŸi olmasına raÄŸmen Galatasaray’a karşı maçı tutmayı becermiÅŸti Fenerbahçe. Moskova’da 2-1′den maçı çevirmek için çabalamayı, Sevilla’da 10 dakikada gelen iki gole karşı koymayı becerdiÄŸi gibi. Yani Fenerbahçe’nin, Fenerbahçeli’nin pek alışık olmadığı durumlar.
Ligin son haftaları yaklaşıyor ve Fenerbahçe lig tarihindeki en büyük üç rakibiyle deplasmanda maç oynuyor. Aklı başında bir futbolbilir çıkıp da Fenerbahçe’nin maçları çok zor, ÅŸampiyonluk hayal diyemiyor. Çünkü sebebini bilmediÄŸimiz ÅŸekilde Fenerbahçe büyük maçları tutuyor, zorluyor, çeviriyor, kazanıyor. Kazanma kültürü bu mu?
Bu ileti 31.3.2008 tarihinde, saat 10:42 pm sularında gönderildi ve Güncel sınıfında yer alıyor...
Hakkındaki her şeyi RSS 2.0 beslemesiyle takip edebilirsiniz.