Futbol Günlüğü » Para Para Para

La Liga’nın sonuncusu Levante’de, futbolcular kulüp yönetimine ultimatom verdiler dün. Konu da Türkiye’de sık sık gündeme gelen para ödemeleri. Diğer yanda da Valencialı futbolcular da Şubat ortasında oynayacakları Osasuna kupa maçında önce paralarının ödenmesini istediler ve aksi halde rövanşı boykot etmeye kadar gideceklerini açıkladılar.  

Levante ciddi mali sorunlarla boÄŸuÅŸuyor.  En büyük nedeni de televizyon gelirlerinin daha önce açıklanandan daha az olması. İtalyan teknik direktör Giovanni de Biasi’nin, kulübün geleceÄŸiyle ilgili olarak kaygı duyduÄŸu da belirtilmiÅŸ ilgili haberde.

Parasızlık sadece yurtdışında yaÅŸanan bir konu deÄŸil. Ancak yurtdışında cezası büyük. İtalya’da Fiorentina bu nedenle Serie A’dan Serie B’ye düşürüldü, keza Fransa liginde de benzer cezalar uygulandı. Bizde ise bu tip cezaları uygulamak mümkün gözükmüyor. UEFA kriterlerine geçemeyen kulüpleri lig düşürülmesi dahi uygulanmıyor.

Türkiye’de de özellikle büyük kulüpler paralı ve parasız olmakla ilgili bir çok tartışmaya, habere konu oldular. 3 Büyüklerin dışında kalanların durumları farklı doÄŸal olarak. Sivasspor’un yeni transfer yapacak parası olmadığını açıklaması, Kayserispor’un Fenerbahçe’nin Topuz ve Ünal için yaptığı ve 12,5 milyon avro olduÄŸu iddia edilen teklifini geri çevirmesi, Bursaspor’un deplasmanlara, Bursalı iÅŸ adamlarının sponsorlukarları sayesinde gidebildiÄŸi haberleri çok taze. Bunun dışında belediyeye ait taraftarsız takımların (İstanbul BüyükÅŸehir, Ankaraspor) tartışması da sürüyor, Gaziantepspor gibi ÅŸehrin takımına mı yatarım yapmalı belediyeler yoksa kendi takımlarını kurmalı?

Cim Bom Bom 

Son yıllarda parasızlıkla adı en çok anılan kulüp Galatasaray oldu. Son 10 yıldır hem baÅŸarı hem baÅŸarısızlıklarındaki tüm haberlerde Galatasaray için kullanılan deyimler hep ‘para sıkıntısı çeken’, ‘ödeme sorunu yaÅŸayan’ olmuÅŸ, yapamadıklarını ‘borçları nedeniyle’, yaptıklarını ise ‘borçlarına raÄŸmen’ yapmış Galatasaray. Bu sezon Adnan Sezgin’in ‘37 kiÅŸilik bir kadro operasyonu yaptık. 11 yeni transferin ek maliyeti sadece 1.6 milyon euro. Bu baÅŸarı ABD’de tez konusu olur‘ açıklaması da, bu geleneÄŸin genel olarak kulübün resmi politikası haline getirildiÄŸini gösteriyor. Ancak Sezgin, açıklama sonrasındaki ilk divan kurulu toplantısında Duygun Yarsuvat tarafından ‘Bir çalışanımız transferde doktora tezi yazdıklarını iddia etmiÅŸti. Takım hastane koÄŸuÅŸu gibi. Bu nasıl tez?’ sorusuyla ciddi ÅŸekilde eleÅŸtirildi. Galatasaray’ın özellikle Faruk Süren daha sonra Mehmet Cansun ve mevcut baÅŸkan Özhan Canaydın’ın ilk yıllarında, futbolculara para ödemesi yapamadığını çokça okumuÅŸtuk.

Kara Kartal

BeÅŸiktaÅŸ’ta da para ve parasızlık, özellikle gelirlerin kırdırılması konusunda bir sürü geliÅŸme yaÅŸanıyor. Yabancı teknik direktör ve futbolcularda yaptığı hatalar ve bu hatalar sonucunda kasasından çıkan fahiÅŸ transfer bedelleri ya da tazminatlar, yönetimi zor durumda bırakıyor. Yönetimin hataları sadece futbolla sınırlı kalmıyor eleÅŸtirilere göre. Mali sıkıntıyı çözmek için Fulya Projesi’nin gelecekteki gelirlerini bugünden tahsil etmesi de ‘BeÅŸiktaÅŸ’ın geleceÄŸini zamanınından önce harcama’ olarak eleÅŸtiriliyor. Kongre üyesi Sarıkaya, ‘Demirören kaynakları tüketiyor; BeÅŸiktaÅŸ’ı iflasa götürüyor’ diyerek dava açtı. Konuyla ilgili olarak Fatih DoÄŸan’ın haberini linkte okuyabilirsiniz. 

Sarı Kanarya

Fenerbahçe’de ise durum diÄŸer yönden gidiyor, ‘Zengin Kulüp Fenerbahçe’ sıfatı iyice yer etmeye baÅŸladı kafalarda. Bunun nedeni de çok açık, gelir kalemlerini sürekli arttıran yönetimin akılcı tutumu. Fenerium projesi, halka arzın diÄŸer kulüplerden daha iyi yapılması, reklam gelirlerinin sürekli artması ve hepsinden önemlisi Fenerbahçe markasının sürekli deÄŸer kazanması yönetimin artıları. Ama en önemli artısı, baÅŸarıyı, istikrarı saÄŸlayarak bulması. 10 yıldır Aziz Yıldırım yönetiminde Fenerbahçe ve son 5 yılda iki teknik direktörle çalışıyor. ‘Parayı veren Fener’e baÅŸkan olur’ zihniyetini artık sona erdirmiÅŸ durumda Sarı Kanaryalar. Eski dönemlerde, ÅŸu anki BeÅŸiktaÅŸ gibi, sürekli uluslararası mahkemede soluk alan Fenerbahçe’nin adı, özellikle CAS’ta kazanılan Ortega davası sonrasında daha saygınlaÅŸtı. Yapılan dünya çapındaki transferler ve nihayet Avrupa Kupaları’nda geçmiÅŸ sezonlara oranla çok daha iyi sonuçlar alınması da, saygınlığın artmasını saÄŸladı.

Fenerbahçe’nin bu sıfatlarda çektiÄŸi sıkıntı, 2005/06 sezonunda kaybedilen ÅŸampiyonluk oldu. Medyanın, özellikle yayıncı kuruluÅŸun, sezon içindeki çekiÅŸmeyi doruÄŸa çıkartmaya çalışırken getirdiÄŸi pozisyon ÅŸuydu; ‘şımarık zengin’ çocuÄŸuyla, ‘fakir ama gururlu’ gencin çekiÅŸmesi. Mazlumdan yana tavır koyan Türk insanı da Galatasaray’dan yana almıştı tavrını. Oysa Fenerbahçe, ‘şımarık zengin’ ne çalmıştı ne de çırpmıştı. Sadece deÄŸerini ortaya koyuyordu. Galatasaray’ın, ‘fakir ama gururlu’nun tüm gelirini hırsızların çalmadığı, tüm tesislerinin doÄŸal afetlerde yakılıp yıkılmadığı gibi. Galatasaray mazlum politikası sayesinde, Fenerbahçe’nin kazanıp ciddi fark atacağı bir ÅŸampiyonluÄŸu alıp, farkın açılmasını engellemiÅŸ oldu. Zira tersi olsaydı -varsayımlara dayanmak doÄŸru deÄŸil, biliyorum, yine de- bugün ÅŸampiyonluk sayıları 18-15 olacağı gibi, Galatasaray 2006/07 sezonunda belki de Åžampiyonlar Ligi’ne giremeyecek ve gruplara kaldığı ve grupta kazandığı 4 puanın ödülünü alamayacaktı.

Trabzonspor 

Trabzonspor’un durumu ise çok farklı. 70lerin sonları ve 80lerin başında, Galatasaray ve BeÅŸiktaÅŸ’ın rekabetin içine girememelerinden yararlanarak, bir altyapı devrimiyle, profesyonel ligde 3 Büyükler’in dışında ÅŸampiyon olabilmiş bir kulüp Trabzonspor. Ancak geçen yıllarda marka deÄŸerini kaybetmiÅŸ, 3 Büyükler’in büyümesine ayak uyduramamış olmanın ve en önemlisi iyi yönetilememenin sorununu yaÅŸamış. Son ÅŸampiyonluÄŸunun üstünden tam 24 yıl geçmiÅŸ durumda. Halen bir yönetim ve seçim sorunu yaÅŸamaları da iÅŸin cabası.

Futbolun endüstriyelleşmesi sonucunda pastanın büyümesi gelirlerin artması sürecek. İngilizler pastaya yeni dilimler katmak için, dünyanın bir ucuna taşımak isteyecekler liglerini. Para hep konuşulacak. Kulüplerin, gerçek sahipleri olan taraftarlarına bakış açısı ve taraftarlarına hissettirdikleri de sonucu belirleyecek. Biz de önümüzdeki maçlara bakacağız.

Yazar: onore
    

    Beni yorum kutusuna götür!

    eylem

    ben para ödemeyi çok severim ama geç kaldıgındada hemen elektiriğ kesiyorlar ona sinir oluyorum


    31.5.2008